3 Kasım 2009 Salı

Paylaşmak İstedim - 10


Bu yazımda siz sevgili okurlarla(zaten 4 kişi falan var 2 si benle sedürt) hafızamda uzun süre önce kendine yer etmiş fakat -kendisini çöpe atmamdan korktuğu için olsa gerek- beynimin derinliklerine doğru inerek doğru anı beklemiş ta ki geçenlerde tekrar karşıma çıkıp artık zihnimden söküp atamayacağım sağlam bir iz bırakmış olan bir görüntüyü paylaşacağım. Evet bu uzun ve süslemeye çalıştığım cümlemden sonra gerçekten önemli bir görüntü bekliyor olabilirsiniz ama lütfen beklentinizi düşürünüz. Çünkü bu görüntü bir "baldır" a ait. Evet yanlış duymadınız.Kıllı hafif kaslı bildiğimiz erkek baldırı.

Şimdi olayın başına şöyle bir dönersek, burada atıp tutan biz kamara üyelerinin geçmişleri o kadar da parlak değil aslında. Yani zamanında bazı tür ortamlara girip çıkmışlığımız var mutlaka. İşte o ortamlardan biri de -siz deyin dershane aracılığıyla, ben diyeyim başka aracılarla -cemaat ortamıdır. Hamıd olsun şimdi o taraklarda kalmadı bezimiz fakat o zamanlardan bize hatıra kalan bazı anılar ve görüntüler de yok değil.İşte onlardan biri de yukarıda bahsettiğim "cemaat baldırı". Cemaat baldırı, sürekli abdest alma modunda olan cemaat mensuplarının mütemadiyen gözümüze soktukları bir öğedir ne yazık ki. Ve insan buna o zamanlar dikkat etmese de görüntüler hep bilinç altına atılır. İşte en acı olanı o bilinç altının bir olayla tetiklenmesi ve o görüntülerin alttan üste büyük bir gürültüyle çıkmalarıdır.



Temsili Cemaat Baldırı ( Erman Çağlar'dan Etkilenilmemiştir)


Geçenlerde, epey uzun bir aradan sonra bir halı saha maçına davet edildim. Benim açımdan çok çekişmeli geçen maç rakip takımın farklı üstünlüğüyle sonuçlandı (Doğal olarak). Neyse, maç sonunda soyunma odalarında oturup dinlenirken karşıma kapri giymiş bir çocuk oturdu. Ben de yorgun olduğum için yere doğru bakıyor, oflayıp puflayarak maçta dağılmış vücudumu bir araya getirmeye çalışıyordum..İşte tam bu anda karşımda duran nesne beni tekrar darmaduman etti. Oydu.Karşımdaydı işte. Ete kemiğe bürünmüş orta boy bir cemaat baldırı. Hemen kafamı kaldırıp hararetle sordum çocuğa" Sen cemaatte mi kalıyon lan!"

Çocuk bir an afalladı.Neden böyle bir soru yönelttiğimin şaşkınlığından ziyade böyle bir şeyi nasıl bilebildiğimin şokunu yaşıyordu. Kendini biraz toparlayıp "E..evet" diyebildi. "Nerden anladın?"

"Baldırından!", " Baldırın kas-yağ dengesi , çorabın mesafesi ve bej gibi ama tam değil rengi ,baldırın üstündeki kıl sayısı gibi etmenler seni ele verdi ey şakirt!" diyemezdim tabi ki çocuğa. Zaten kroki durumunda olan bu zat-ı muhterem o anda knock-out oluverirdi. Arkasına bile bakmadan kaçardı. Topu ortak arkadaşımız olan ve o anda orada bulunmayan Fırat'a atıp " O söyledi" dedim ve "Nası , rahat mısın bari?" gibi hiç merak etmediğim fakat durumu müthiş kurtaran bir soruyla olayı kotardım.

Ama o maç bende derin yaralar bırakarak bitti sevgili okurlar. Bir daha aklımdan belki de hiç silinmeyecek olan o görüntüyü , "Cemaat Baldırı" nı bırakarak... Ve emin olun yalnız değilim. Bu ve bunun gibi görüntüler yüzünden hayatlarına randımanlı olarak devam edemeyen bir çok insan var dışarıda. "Oradasınız , biliyorum! Çıkın ortaya dökün içinizi!" O baldırların,çorap toplarının izleri paylaştıkça azalır. Bana güvenin. Saygılar...

*Bu yazıdaki isimler, betimlemeler ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür.(Tabi yersen!)

2 yorum:

AFO dedi ki...

Şu baldır görüntüsünün zihnimden çıkması için güzel resimlere bakmam gerekecek. :)) Böyle bir haleti ruhiyeye en son 55 yaşındaki bölüm başkanımızın derse mini etekle geldiği gün sahip olmuştum. (Bu arada bölüm başkanımız kadın, yanlış anlaşılmasın:))

Mavi dedi ki...

midem bulandı.