12 Haziran 2009 Cuma

Kürk Mantolu Madonna


Uzun zaman olmuş bir kitap incelemesi yapmayalı. Bu yüzden bu sene okuduğum kitaplardan beni en çok etkileyenini hiçbir fedakarlıktan kaçınmayarak sizler için inceledim.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali'nin yazdığı aşk üzerine bir roman. Her ne kadar pek hakkı teslim edilmemiş olsa da bence Türk roman tarihinin en önemli eserlerinden birisidir bu kitap. Dili biraz eski kelimelerin kullanılmış olmasından dolayı ağır olsa da anlatımdaki akıcılık kitabın bir çırpıda okunmasını sağlıyor.

Kitap Almanya'ya meslek öğrenmek için giden Raif Bey ile Almanya'da bir tablosunu görüp aşık olduğu Maria Puder isimli ressamın aşk hikayesini anlatıyor. Daha doğrusu önce aşık olup sonra perişan olan Raif Bey'in hikayesi demek lazım. Kitapta ikili ilişkiler üzerine öylesine güzel tespitler var ki insan sürekli olarak kitabı bırakıp düşüncelere dalıyor.

Hikaye Raif Bey'in ağzından anlatılıyor. Dolayısıyla tamamen erkeğin kafasının içindekiler var hikayede. Bana kalırsa bir erkeğin nasıl aşık olduğunun, kafasının içinden neler geçtiğinin en iyi anlatıldığı kitaptır Kürk Mantolu Madonna. Dolayısıyla kitabın biz erkeklerin üzerinde çok daha fazla vurucu etkiye sahip olduğunu düşünüyorum. Hemen her erkeğe oldukça tanıdık gelecek olaylar ve hisler var çünkü(Bu arada kitabı okuyup çok etkilenen emektar bayan arkadaşlarımızı tenzih ediyorum). Ufak bir alıntıyla sonlandırayım yazıyı.

“ “Bunun böyle olmaması lazımdı” diyordum. Demek ki beni bir türlü sevemiyordu. Hakkı vardı. Beni hayatımda hiç, hiç kimse sevmemişti. Zaten kadınlar pek acayip mahluklardı. Bütün hatıralarımı toplayıp bir hüküm vermek istediğim zaman, kadınların hiçbir zaman sahiden sevemeyecekleri neticesine varıyodum. Kadın sevebileceği zaman sevmiyor, ancak tatmin edilemeyen arzulara üzülüyor, kırılan benliğini tamir etmek istiyor, kaybedilen fırsatlara üzülüyor ve bunlar ona aşk çehresi altında gözüküyordu.”

2 yorum:

D.McGee dedi ki...

katılıyorum, hemen her erkeğe hitap eden bir yanı vardır mutlaka. çok güzel bir kitaptı, üniversitede ödev konum olmasa sabahattin ali ve kürk mantolu madonna'sıyla tanışamayabilirdim.

ilk defa bir ödevi sevmiş oldum bu kitapla. bu da böyle bir anımdır.

DEMİR dedi ki...

aslında son dönemlerde epey popüler olmuş bir kitaptır aynı ahmet hamdi'nin kitapları gibi. okuduğum en iyi üç beş kitap arasına girer ki bu kitabı okuduktan sonra tutunamayanlar'ın, kara kitap'ların nasıl şekillendiğini de anladım...