10 Kasım 2009 Salı

Atatürk'ü Anmak


Bugün 10 Kasım sizin de bildiğiniz üzere. Atatürk'ün anılması, bayrakların yarıya çekilmesi, mecliste bugün kürt açılımının tartışılması falan karışık bir gündü. Ama ben sizlere farklı bir şey anlatacağım.

Bizim sınıfta iki tane kız var. Bunları iyi tanıyorum. Hayat üzerine hiçbir fikirleri olmayan, şu hayattaki en büyük dertleri eski sevgilileri olan kızlar. Belki yeni sevgili bulmak da en ciddi problemleri olabilir, emin değilim. Bana kalırsa oksijen ve doğal kaynak sarfiyatından başka bir şey de değiller. Neyse işte bugün ikisi birden üzerinde Atatürk resmi bulunan tişört giyip gelmiş. Atatürk'ü anmak için.

Beni gereksiz derecede kendini beğenmiş ya da çok bilmiş olarak nitelendirebilirsiniz bilmiyorum. Ama yine de söylemeden edemeyeceğim. Açıkcası Atatürk'ün bu şekilde anılmasını hazmedemiyorum. Senede sadece bir gün onun da Atatürk tişörtü giymek gibi bi şekilde yapılması bana absürt geliyor. Bu iki gereksiz insanın Atatürk'ü sahiplenmiş gibi yapmalarını da hazmedemiyorum. Yaptıkları etraflarındakine "bakın ben modern bir cumhuriyet kızıyım" demekten başka bir şeyse ben de bir şey bilmiyorum. Sorsan kıza Atatürkü anlat diye ortaokul sosyal bilgiler dersinden fazlasını da anlatamaz. 19 Mayıs der, Bandırma vapuru der kalır.

İkisinin yanına gittim. "Bu tişörtler ne ki?" dedim. Alaycı bir şekilde bakıp "Bugün 10 Kasıaam, Atatürk'ü anıyoruz" dediler. "İyi o zaman, bir gün Che Guevera tişörtü giyip devrim yapıcak olursanız haber verin, hep beraber giyer geliriz" dedim. Anlamadılar.

Atatürk'ü saygıyla anıyorum. Keşke arkasından gelen nesiller okuyan, öğrenen ve O'nun ne yapmaya çalıştığını anlayan nesiller olsalardı. Bir gün böyle nesillerin yetişmesi dileğiyle.

9 yorum:

trakedi dedi ki...

buna katılmamak elde değil.Facebookta 10 kasıma kadar 1 milyon gruplarıda bir bakıma aynı şey.Facebookta grup kur vatanı kurtar , tişört giy devrim yap , kolay galiba bazı şeyler anlayamıyorum.
saygılar.

Sheed dedi ki...

hahahah, "laiklik ne" diye sorsan, "din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması" diyecek kızlardan bahsediyoruz.. ama belli hassasiyetleri var.. hemen tanıdım.. ve 'hide' dedim..

D.McGee dedi ki...

en komiği de facebook'ta ... likes on kasım gibi acayip notification'ların gelmesiydi. on kasımı sevelim, şeyredelim.

AFO dedi ki...

Tişörtler güzelmiş. Amaç gövde gösterisi zaten, Atatürk'ü sahiplenmişmiş gibi yapmak değil. 1 Mayıs öncesi İstanbul'da hep jet uçururlar, Ankara'da da oluyor mu, dikkat etmedim hiç.

Küçükken hep Atatürk'ü sevmeyen, takdir etmeyen ya da görüşlerini beğenmeyen yok sanırdım. Doğduğum yerde, okuduğum okullarda falan tersini düşünen bir kişiye bile rastlamadım. Belki de iyi saklıyorlardı... Ama üniversiteye gelince iş değişti. İnsanların "özgür ortam" ayağına terörizm savunuculuğu yaptıklarına, marjinallik(!) çabasıyla insanların değer verdikleri kavramları ayağa alma çabalarına şahit oldum.

İşte bu yüzdendir ki, kızların yaptıkları doğru. Bilinçli bir şekilde veya değil, ama çok doğru bir davranışta bulunuyorlar. "Bakın, ben modern bir cumhuriyet kızıyım" cümlesi kısmen doğru, ama devamı getirilmeli: "Bakın, ben modern bir cumhuriyet kızıyım. Sizin tüm uğraşlarınıza ve oyunlarınıza rağmen de öyle kalacağım."

Moral vermek, "karşı taraf"ın -evet bu sözü kullanmak zorunda hissettim kendimi- moralini bozmak, gövde gösterisi, tarafını belli etmek ne derseniz deyin, ama küçümsemeyin bu yapılan hareketleri.

Son olarak kızlara söylediğin ve sanıyorum en iyi ihtimalle kızların "saflık"larından dolayı anlamadıklarını ima ettiğin Che ile ilgili esprini ben de anlamadım.

sedürt dedi ki...

yorumlar için hepinize teşekkür ederim. Aynı fikirde olanlar da var karşıt fikir de var. Güzel bir şey bu. Bloga yazdığım ender ciddi yazıların amacı benim için biraz da bu aslında; farklı fikirlerleri dinlemek. anlatmak istediğimi tam anlatamadığım yerler olmuş, buradan anlatmayı deneyeceğim tekrardan dilim döndüğünce.

öncelikle şunu söylemek isterim. Benim için okuyarak, araştırarak, izleyerek, dinleyerek altı doldurulmamış bir sözde Atatürkçülük her türlü Atatürk karşıtı görüşten daha tehlikelidir. Atatürkçülüğü, Atatürkçü düşünceyi oldukça basite indirgediğini, onun anlatmak istediği şeye zarar verdiğini düşünürüm bunun. Atatürk'ün bir fikirden, bir düşünceden çok, basit bir sembole, hatta insanların kendini etiketlemek için kullandıkları sıradan bir popüler kültür aracına dönüştürdüğünü savunuyorum. 10 kasımdan 10 kasıma giyilen tişörtlerin, 10 kasımda Atatürk resmiyle değiştirilen Facebook avatarlarının samimiyetine hiçbir şekilde inanmıyorum. Tıpkı sadece doğum günlerinde seni hatırlayıp da atılan bol gülücüklü doğum günü mesajları gibi bu. samimiyetsiz ve içi boş.

Atatürk basit bir sembol, bir hava atma aracı değildir. Atatürk bir fikirdir, bir düşüncedir. Ve bence gerçek Atatürkçülük okumaktır, öğrenmektir. Atatürkçülük bir fikri körü körüne savunmak, ölümüne bağlı kalmak değil, o fikri nasıl daha ileriye taşıyabileceğini düşünmektir, bunun için bir şeyler yapmaktır bana göre. Bir şey yapacak gücün yoksa da olabildiğince çok okumaktır ve öğrenmektir ta ki bir şeyleri değiştirebilecek gücü elde edinceye kadar. Tişört giyip gezmek en kolayı, ama bunun gerçekten bir faydası var mıdır yoksa faydadan çok zarar mı veriyordur asıl mesele bu.

Ülke olarak zor bir dönemdeyiz, kürt açılımı, muhafazakarlaşma, medyada tekelleşme, işsizlik gibi ciddi problemler var. Bunlara tepki olarak avatar değiştirmek, msn'de ileti yazmak, Atatürk tişörtü giymek bir tepki, bir taraf olduğunu belirtme, karşıt görüşe güç gösterisi yapmak gibi düşünülebilir. Tam olarak takıldığım nokta şu: pek çok insanın "bakın Atatürk vardı o kurdu ülkeyi hatırlatırız"dan öte bir görüş geliştirememiş olması sizin de canınızı sıkmıyor mu?

Derdim tam olarak şu: "bir fikri, bir düşüncesi olmayan bir güruhun yaptığı gövde gösterisi, güç gösterisi gerçekten bir şeyleri değiştirebilir mi? Bugün Atatürk gibi bir adam gelse dünyaya, 10 kasımdan 10 kasıma Atatürk tişörtü giyip, resmi bayramlarda ve 10 kasımda avatar değiştirip ileti mi yazardı yoksa yeni fikirler yeni düşünceler mi getirirdi? Atatürkçü düşünce gerçekten anlaşılabildi mi yoksa sadece apolitik kesimin zaman zaman kendini etiketlemek için kullandığı basit bir argümana mı dönüştü? Bunları soruyorum ben.

Konu epey dağılmış yazarken uzamış bi de baya ama daha anlatmak istediğim baya bir şey varmış demek ki. esenlikler dilerim

trakedi dedi ki...

Huınçal Uluç'un her dediğine katılan Haşmet Babaoğlu gibi olacak ama katılıyorum.

"Tam olarak takıldığım nokta şu: pek çok insanın "bakın Atatürk vardı o kurdu ülkeyi hatırlatırız"dan öte bir görüş geliştirememiş olması sizin de canınızı sıkmıyor mu?"

Aslında tişört giyen arkadaşların veya facebook avatarcılarının geliştirdiği bir görüş var onlar böyle yaparak seslerini çıkarmayan kişilerden daha Atatürkçü olduklarını düşünüyorlar(bizzat diyalog içinde bulundum ve seninle mi uğraşıcam deyip ortamdan uzaklaştım).Çünkü o kadar zor(!) bişey yapıyorlar ki Atatürk tişörtü ve avatarı kullanıyorlar.

Bu işlerin tişörtle avatarla ölcülmeyeceğini bilmek gerekir.Bir örnekte oturduğum kasabadan 29 ekimde bayrak asma gibi bir gelenek vardır herkes bilir.Asan asar asmayan asmaz bu ülkeni ne kadar sevdiğinin bir ölçütü değildirolmamalıdır.Fakat sağ olsun bizim burada belediye başkanı bayramın içinde oldu hafta boyunca bayrak asın diye anons yaptırdı.Bayrak asınca ne olduk muasır medeniyetler seviyesine daha mı çabuk geldik.Şekilciliğin bu kadarıda olmaz artık.

Not:Muhtemelen Atatürk yaşasaydı bütün seçim kampanyalarını facebook veya başka benzer araçlardan gerçekleştiridi.Bu konuda obamadan daha başarılı olurdu.

Saygılar.İnşallah yanlış anlaşılmamışımdır.

Trywalker dedi ki...

ahh be pasam.. rahatla.. olmaz oyle...olmaz oyle..

prosynecky dedi ki...

ne yazıkki atatürk çoğumuz için bi puttan daha fazlası değil artık çünkü kimse neden taptığını bilmeden onu savunuyor(onu diyorum çünkü fikirlerini savunucak ölçüde bilgi sahibi olmadıkları için) esas problemde bu bana göre benzetme için kusura bakmayın ama gerçekler acı...

psipsi dedi ki...

Pardon ben baya geriden takip ediyorum ama bi kaç şey sölemek için kendimi tutamadım ilk okuldayken Atatük için karga taşlayan çocuk deniyordu ve anne adı şu baba adı şu askeri okula gitti orada hocası senin adın mustafa benim ki de öyle senin ki bundan sonra kemal olsun... gibi anlatıldı olaylar. Okul hayatımız boyunca üniversitede dahil zorla konferans salonlarına tıkıldık, güneş altında ya da buz gibi soğukta bahçede, stadyumda saatlerce ayakta bekletildik. Hep aynı şiirler okundu ama kimse dinlemedi. Zorla yeminler ettirildi vatanı korumak uğruna.Bazen bunların bilinçli bir Atatürk den soğutma kampanyası olduğunu düşünüyorum. Atatürk yaşasaydı böyle olsun istemezdi. Yukarda bi arkadaşın dedği gibi üniversitelerde insanlar daha rahat fikirler ortaya koyuyor geçen sene kavgasını bile yaptım yoruldum. Ne kadar kendime kızsamda erkenden pes ettim olmuyor bu ülkede bazı şeyler. Babamın aman kızım sus başın derde girecek diye defalarca karşısına alması sonra gidip aynı şeyleri sokakta kendisininde söylemesi garip tabi. Facebook da birileri birilerini Atatürk adı altnda gruplara davet ediyor bence oldukça zavallılar. Herşeyi bildiğimi de iddia etmiyorum. Bu ülkede ne zaman sokağa çıksam sinir olacak birşey buluyorum insanlarındanda umudumu kestim. Derneğe üye olalım diyoruz sorada mimleniriz diye vazgeçiyoruz. Yani hep susuyoruz ve koyundan farkımız yok tayyip ve yandaşları bizi güdüyor. not:o kızlarla bi alakam yok