3 Ekim 2008 Cuma

Ağlatan Türk Filmleri - Top 10

10-Propaganda
Sinan Çetin'in yönetmenliği yaptığı, Kemal Sunal ve Metin Akpınar'ın başol oynadığı film. Kemal Sunal'ın da son filmi aynı zamanda. Çok iyi iki arkadaştan birinin memur olmak amacıyla (Kemal Sunal) Ankara'ya gidip gümük memuru olması sonucu köye döndüğünde köyün ortasından sınır geçmesi ile konuyu anlatıyor. Memur Kemal Sunal kuralları harfiyen yerine getirmek isteen bütün köyün düşmanlığını kazanıyor, en yakın arkadaşının hatta ailesinin bile. İşini o kadar ciddiye alıyor ki oğlunu bile vurmak zorunda kalıyor görev uğruna. Aslında çok aşırı duygusal bir film değil belki de ama Kemal Sunal'ı bile ağlarken görmek insana garip duygular yükleyebiliyor. Birazcık da aklıma başka film gelmediğinden girdi listeye, bakmayın.


9-Garip
Listemizdeki bir diğer Kemal Sunal filmi. Kemal Sunal kendi halinde mahallede yaşayan, zar zor geçinen fanatik Beşiktaşlı bir abimizdir. Bir gün boyacılık yaptığı teknede küçük bir kız bulur. Her ne kadar bırakıp kaçsa da bir türlü çocuktan ayrılamaz. Daha sonraları çocuk Kemal Sunal'ı babası gibi sever, o da çocuğu. Binbir türlü yolla geçimlerini kazanıp maç biletlerine yatırırlar baba-kız. Sonra bi gün kızımız sinema oyuncusu olur ve bunu gören gerçek babası da parasından faydalanmak için Kemal Sunal'a dava açar. Mahkeme çocuğu Kemal Sunal'dan alır ve babasına verir. O anki mahkeme salonundaki kızın ve Kemal Sunal'ın konuşmaları gözleri dolduran cinstendir işte.


8 - Bizim Aile
Bir zamanlar sürüsüne film çeken bir ekip. Adile Naşit, Münir Özkul başta olmak üzere, yönetmenliğini Engin Orbey'in yaptığı film. 3 ve 4 çocuklu iki ailenin birleşmesi sonrası birbirlerini başta ne kadar sevmeseler de zamanla gerçek bir aileden bile daha bağlı hale gelmelerini anlatıyor film. Filmde Münir Özkul'un canlandırdığı Yaşar Usta karakteri de yeşilçam tarihinin en müthiş performanslarından. Tarık Akan'ın aşkı uğruna evlerinden atılmaları, işlerinden atılmaları ve bunun üzerine üvey kardeşlerin birbirleri için kavga etmeleri insanı duygulandıran ögeler. Filmin en müthiş repliği ise Yaşar Usta'dan fabrikatör Saim Bey'e geliyor; "uzak dur evimden, uzak dur ailemden, uzak dur çocuklarımdan. Eğer çocuklarımın bır teline bile zarar verecek olursan, hayatı boyunca bır karıncayı bile incitmemiş ben Yaşar Usta, çeker vururum seni. Çeker vururum ve dönüp arkama bakmam bile."

7- Sınav
Aslında genel olarak bakıldığında bir eğlence filmi Sınav. Fakat filmdeki bazı bölümler o kadar etkileyici listeye dahil etmeden edemedim. İsmail Hacıoğlu'nun canlandırdığı okulu bırakmış, annesine bakmak için çalışan, ÖSS nedir bilmeyen karakterin annesinin kanser olduğunu öğrenmesi üzerine annesinin son dileğini yerine getirmek için arkadaşlarıyla birlikte ÖSS'ye hazırlanmaya başlaması, daha doğrusu soruları çalma planı yapması filmde anlatılan konu. Aslında ÖSS'yi bu filmde çok abarttıklarını düşünüyorum, mesela kanser annenin kanser tedavisine önce sınav geçsin sonra başlarım demesi çok abes durumlar. Ama filmin sonunda ÖSS sabahı İsmail Hacıoğlu'nun annesinin sınavın başında okul bahçesinde yığılıp kalması ve arkadan gelen Nil Karaibrahimgil'in Yaş 18 adlı parçası sınav sabahımı hatırlattı, içim bi garip oldu.


6 - Yavrularım


Hülya Koçyiğit ve Çetin Tekindor'un başrollerde anne ve baba rollerini paylaştığı film. Almanya'dan kesin dönüş yapan bir ailenin yaşadığı durumları anlatır. Anne ölümcül bir hastalığa yakalanır, baba da üzüntüden kendini içkiye verir ve iyice derbeder olur. Bu süre içinde de anne bir yandan hastalıkla savaşırken bir yandan da öldükten sonra çocuklarına bakabilecek aileler arar. Kesinlikle çocuklara izlettirilmemesi gereken bir film.





5 - Uçurtmayı Vurmasınlar

Feride Çiçekoğlu'nun aynı adlı romanında uyarlanan ve yönetmenliğini Tunç Başaran'ın yaptığı film. 4 yaşındaki küçük Barış'ın annesiyle birlikte hapishanede geçirdiği günler ve özgürlüğe duyduğu özlem anlatılıyor filmde. Annesinin duruşması sırasında Barış'ın kendisine jandarmanın aldığı simiti yarısını kopararak tekrar askere vermesi gibi birçok çarpıcı sahneye sahip mükemmel bir film. Pek fazla reklamı yapılmadığı için çok bilinen bir film değil fakat bu izleyip de gözleri dolmayan, ağlamayan biri varsa işte o insan hakikaten duygusuzdur denilebilir.




4 - Dönüş


Türkan Şoray ve Kadir İnanır başrollerini paylaşsa da Türkan Şoray'ın filmi resmen tek başına götürdüğü filmdir. Filmde kocası Almanya'ya çalışmaya giden türk kadınlarının çilesi anlatılır. Türkan Şoray'ın Sultan lakabını ne kadar hak ettiğini bir kez daha bu filmde görebilirsiniz. Filmin sonunda arka planda Seha Okuş'un seslendirdiği Hasretinle Yandı Gönlüm'ü duyup da ağlamayacak insan evladı da zor bulunur.




3 - Babam ve Oğlum

Sinemamızın son dönem filmlerinden. Çağan Irmak yönetmenliğinde ve kaliteli oyuncu kadrosuyla hakikaten ağlan bir film. Yıllar önce ailesini bırakıp üniversite okumak için İstanbul'a giden Fikret Kuşkan'ın eşini kaybedince bir gün tekrar köye dönmesi ve arasının bozuk olduğu babası ile yaşadıkları filmin konusu. Günlerce hiç konuşmayan baba-oğul'un Fikret Kuşkan'ın hastalanması sırasında hastanede geceler boyu başında bekleyen babası Çetin Tekindor'un yeniden oğluna sımsıkı sarılması ile son bulan küskünlük. Fakat filmin sonunda baba oğluna doyamadan oğlu ne yazıkki hayata veda ediyor ve işte orda gözlerden yaşlar boşalıyor. Ağlamadım diyen varsa yalancıdır.


2 - Canım Kardeşim

Tarık Akan ve Halit Akçatepe ile türk sinema tarihinin en iyi çocuk oyuncularından biri olan Kahraman Kıral'ın döktürdüğü filmdir. Filmdeki müzikler ve karakterlerin hikayesi o kadar vurucudur ki adamı bunalıma sokar film bittiğinde. Tarık Akan ve kardeşi Kahraman'ın yokluk içindeki yaşamları, para kazanmak için Almanya'ya giden Kemal Sunal'a idrarlarını satmaları, kan ticareti yapan Metin Akpınar'a kanlarını satmaları, Halit Akçatepe'nin annesine bir hayat kadını olarak pavyonda rastlaması... Kahraman'ın kanser olduğunu öğrenen abisinin ona güzel yemekler yedirmek için dayak yemesi, babalarının sigara içerken uyuya kalması sonucu kendisini yakarak ölmesi, paraları olmadığı için cenaze yapabilmek için eşeklerini kasaba satmak zorunda kalmaları... Fakat filmin belki de en vurucu sahnesi filmin sonundadır. Kahraman'ın en büyük hayali televizyona sahip olmak ve evinde televizyon izleyebilmektir. Abisi de ömrü az kalan Kahraman'ı mutlu etmek için bir gece Halit Akçatepe ile birlikte televizyon çalmaya karar verir. Televizyon çalınır ve binbir çile eve getirilir. Televizyon açılır ve abisi Kahraman'ı uyuyor sanıp uyandırmaya gittiğinde Kahraman'ın ebedi uykuya yatmış olduğunu görür. İşte o anda Tarık Akan'ın ağzından Kahramaaaaaaaaaaaaan diye bir feryat çıkar ki gel de ağlama.


1 - Aile Şerefi

Yine Adile Naşit ve Münir Özkul başta olmak üzere harika bir türk filmi. Bu ekiple yapılan diğer filmler gibi (Gülen Gözler, Neşeli Günler) bu da mükemmel bir Yeşilçam yapıtıdır ama diğerlerinin aksine bu film duygusal olarak diğerlerine göre daha farklıdır. Kendi halinde yaşayan bir ailenin en küçük çocuğuna zengin bir elemanın (Oktay) arabayla çarpması daha sonra da zengin çocuğun çarptığı kızın ablasından hoşlanması üzerine kurulu bir filmdir. Oktay şımarık yetiştirilmiştir ve o güne kadar ne istediyse elde etmiştir. Bu kızı da elde etmek ister fakat Münir Özkul yine klasını konuşturarak fabrikatör Fehmi Bey'e ayarı güzelce verip kızını vermez. Bunun üzerine de zengin çocuğu Oktay kızı elde etmek için her türlü pisliği yapar. Münir Özkul'un evladı gibi sevdiği atı Yadigar'ı öldürür, ahırını yakar, kızının nişanını basar. Bu sırada yıllardır çocuğu olmayan ailenin en büyük çocuğu Ayşen Gruda'nın da çocuğu düşer. Ve en sonunda bir gece Oktay kızı kaçırıp tecavüz etmek ister, ona engel olmak isteyen ailenin umudu doktor olacak olan ortanca çocuğu bıçaklar. Bunun üzerine de Münir Özkul ailesinin şerefi için Oktay'ın evine gider ve çeker vurur Oktay'ı. Filmdeki aile içi ilişkiler, birbirlerine olan sevgi ve bağlılıkları adamın gözlerini sürekli dolduruverir. En son bayramın ilk günü televizyonda yayınlanmıştı misafirler görmesin gözleri diye diğer odada izlemiştim. Aslında Canım Kardeşim daha vurucu bir dram filmidir ama ben bu ekibin diğer filmlerinin de hatrına Aile Şerefi'ni bir numaraya koymak istedim.


Ağlamak isteyip de ağlayamıyorum diyenler şu listeden özellikle ilk 5 filmi takıp mendilleri hazırlasınlar. Unuttuklarımız da varsa da yorumlarda birlikte hatırlayalım.

8 yorum:

Spicoli dedi ki...

zellikle 3 ve 2 numaralar için oy oy oy diyorum.

ksp dedi ki...

2 numara inanılmaz.Sarsıla sarsıla ağlarsın resmen. "kınalı yapıncak" ile "yumurcak veda" filmleri de epey hüzünlüydü bence

Adsız dedi ki...

listedeki filmlerin sadece 4ünü izlemiş olmak üzdü beni biraz(propaganda-sınav-garip-babam ve oğlum). elinizde dvdsi cdisi falan var mı hacı bu filmlerin?

sedat

Spicoli dedi ki...

bunlar yillar yili tv de izlediimiz filmler cogunlukla, ben de yok yani, ama muhakkak bulunur heralde biraz silkelensek.

Necroth dedi ki...

bu filmlerden sadece 2 numaralı film olan "canım kardeşim" filminde ağladım. film, duygu seli resmen baştan sona. :) izlemeyenler kesinlikle izlesin derim ;)

feri dedi ki...

2 numara çok fena.bi de bunu küçükkene izlemiştim ne olduğunu bilmeden o yaşta psikolojim bozulmuştu.şu an dahi izlesem melankolik bi havaya bürünmeme yeter kanımca

seko dedi ki...

AİLE ŞEREFİ EN GADDAR İNSANI BİLE AĞLATIR....MUHTEŞEM BİR FİLM

bekir dedi ki...

arkadaşlar listedeki filmlerin hepsi harika.ama eklenmesi gerektiğini düşündüğüm bi kaç film daha var.umut,eşkiya,gönül yarası.ağlamaktan göz pınarları kuruyor insanın:((