22 Ekim 2008 Çarşamba

Albert Camus-Düşüş


1957 Nobel Ödüllü yazar Albert Camus'nun(Albert Kamü) "Düşüş" adlı kitabını inceleyeceğim bugün. Ama ondan önce yazarın kendisinden bahsedeyim biraz. Albert Camus Cezayir asıllı fransız yazardır. Varoluşcu edebiyatın en büyük isimlerindendir. Futbol tutkunu olması da enteresan bir özelliğidir. Kaleci olarak futbol oynamış hatta.

Çok gereksiz bilgi: Geçenlerde televizyonda Barthez'in açtığı kalecilik okulunu gösteriyorlardı. Barthez örnek olarak Albert Camus'yü aldıklarını, bu okulda sadece fiziksel olarak iyi kaleciler değil aynı zamanda Camus'nün felsefesiyle ve kitaplarıyla eğitim, görmüş hayat üzerine fikri olan kaleciler yetiştireceklerini söylemişti. Tam olarak nasıl bir faydası olacak çözemedim ama okusun tabi çocuklar okunası bir yazar zira Albert Camus.

"Size yardım edebilir miyim efendim eğer rahatsızlık vermiyorsam?" sözleriyle başlıyor kitap. Jean Baptista Clamence adlı karakterin bir bara gidip barda tek başına oturan bir adamla muhabbete başladığı söz bu. Kitap tamamen monolog halinde gidiyor. Clamence anlattıkça anlatıyor hayat hikayesini. Anlatmaya başladıktan bir süre sonra ise kendisi ile yüzleşmeye dönüşüyor hikaye. Sayfalar ilerledikçe okur da kendisiyle ve çevresindekilerle yüzleşmeye başlıyor. O sayfalarda kişi etrafındaki insanların hepsini ve en önemlisi kendisini görüyor. İki yüzlülüğü, görmek istemediğimiz gerçekleri öyle sert ve yalın bir şekilde yüzümüze vuruyor ki kitap. Tam anlamıyla saf bir realite kitabı.

Kitap 100 sayfa civarı ama yazılanlar o kadar vurucu ki sayfaların çoğunu 3-4 defa okuma isteği uyanıyor insanda. Ben kitap okurken altını çizerim beni etkileyen cümlelerin ya da pasajların. Ama bu kitapta o kadar çok vurucu yer var ki baştan sona altını çizmek gerekiyor kitabın.
Yazarın "Yabancı" adlı eseri en çok bilinen kitabı olsa da Düşüş'ü pek çok açıdan daha üstün buldum. Hiç düşünmeden beni en çok etkileyen kitaplardan birisidir diyebilirim. Şiddetle tavsiye olunur. İncelemeye kitaptan bir cümleyle başladım, kitaptan bir cümleyle bitireyim.

"Artık çok geç, her zaman hep geç olacak"

Hiç yorum yok: