20 Kasım 2008 Perşembe

Efsane Türk Dizileri - Bizimkiler

Türk televizyon tarihinin en uzun süre yayınlanan dizisidir Bizimkiler. Bundaki en büyük etkenler bana göre ağalar, mafyalar, karma karışık sansasyonel aşk meşk ilişkileri gibi zamanla seyirciyi sıkan konular yerine, karakterlerin günlük hayatlarının işlenmesidir. Konu doğal olduğu için hiçbir zaman bu sefer ne yapsak da kendimizi izletsek kaygısı çekmemiştir dizi, bu sayede de yıllar boyunca başarılı bir şekilde yayın hayatına devam etmiştir. Şahsen kendi adıma Türk televizyon tarihindeki en iyi 3 diziden biridir.

Dizi 1989 yılından 2002 yılına kadar, her pazar Parliament Sinema Kulübü'nden önce; sırasıyla Trt 1, Star Tv ve Show Tv'de yayınlanmıştır.  46o bölüm boyunca yönetmenliğinı Yalçın Yelence üstlenmiştir. Dizide birçok usta oyuncu rol almıştır; Erdal Özyağcılar, Savaş Dinçel, Ercan Yazgan, Halit Akçatepe, Salih Kalyon, Aykut Oray, Ali Uyandıran, Rutkay Aziz bunların sadece en tanınanları. Dizi bir apartmanda yaşayan 7 farklı ailenin günlük hayatlarını ve birbirleriyle ilişkilerini anlatmaktadır. O kadar üzün sürmüştür ki Nazan ve Şükrü'nün oğlu Ali her bölümün sonunda o harika müzik eşliğinde olayları kendi gözünden anlatırken ilkokuldan başlayıp nişanlanmaya kadar gitmiştir, siz düşünün artık. Pazar akşamları dizi bittiğinde yatak vakti gelmiş olurdu çocuklar için ve pazartesi sendromu başlardı.

Dizide her karakter ayrı bir alemdir deyim yerindeyse. Sarhoş Cemil, Kapıcı Cafer, Yönetici Sabri, Eskici Hüseyin, Almancı ailesi ve Halis, katil, Cenap Beyler, Çaycı Abbas, Muhasebeci Ergun... Her bir karakterin de kendine özgü dillere düşmüş bir repliği vardır. Mesela katili vatandaşa cart curt yok derken, Sarhoş Cemil'i koş Sevim katil geldi ya da benim adım Cemil derken, Çaycı Abbas'ı cıvık müdürüm afedersin derken duyarsınız genelde.


Almancıların oğlu Halis'in, tertibiyle birlikte kadın merakı (yumuşak yumuşak), Eskici Hüseyin'in (aslanım) Halil Pazarlama'nın mali gücünden faydalanmak istemesi ve bunun için kardeşini kullanması, Kapıcı Cafer'in de karısı sebebiyle kayınpederi Halil Pazarlama'ya (kırarım boynuzunu iblis) yalakalık yapması, Nazan ve Şükrü'nün kızları ve damadı ile bitmeyen sorunları, Raşit ve Nimet'in kavgaları, Yönetici Sabri Bey, karısı ve kayınvalidesi, Sabri Bey'in Cafer'e her seferinde zabıt tutmak isteyip tutamaması, Çaycı Abbas vs Muhasebeci Ergun...

Diziyle ilgili yazılabilecek o kadar güzen anı ve not var ki hangisini yazacağını şaşırıyor insan gerçekten. Her karakteri kendi çapında efsane olabilmeyi başarmış ayrı ayrı fan grupları olan karakterler. Benim favori karakterim Çaycı Abbas'dır bu dizide. O, cıvık müdürüm afedersin lafı bunun en önemli sebebi. Çok acayip bir replik hakkaten.

Diziyle ilgili olarak zamanında Kemal Sunal'ın oynadığı Kapıcılar Kralı'ndan çakma gibi yorumlar okudum internette araştırırken, doğrudur etkilenmiş oldukları belli filmden. Zaten Cafer de bu rol için Kapıcılar Kralı karakterini kendine örnek aldığını belirtmiş daha önce. Diğer karakterler ve ilişkiler de yer yer bi hayli benziyor.

Bu kadar uzun bir diziye bu kadar kısa yazı ayıp olacak; ama aklımda kalamlar bunlar malesef. O kadar çok karakter, bahsedilecek o kadar çok şey olunca toparlaması da zor oluyor. Ben de daha fazla dağılmadan bitireyim istedim. Yine bu da vardı, aa şu nasıl olur da unutulur dedikleriniz varsa yorumlarda birlikte hatırlayalım derim. Bu diziyi izleyemeyip şimdiki dizileri kaçırmayanları görünce içimden ulan ne şanslıymışız diyorum kendi kendime. Şimdi yayınlasalar yine oturur izlerim, iki dakika dahi sıkılmadan. Öyle mükemmel bi diziydi Bizimkiler. Dizide rol alıp da ölmüş olanların, toprağı bol olsun diye de bitireyim artık.

4 yorum:

Spicoli dedi ki...

Off, ne güzel yazmissin adamim ya. eline saglik. Benim de favorim "müdürüm afedersin" repligiyle cayci Abbas`tir. Ayrica bir de ibrikci vardi ki duydugum en güzel lakaplardan biri. Alzheimmerli teyze de süperdi ama.

feri dedi ki...

tüm yorumlarına imzamı atarım svetlin pazartesi sendromuna kadar.benim için bu dizi sıdıka ve avrupa yakasıyla birlikte 3 efsaneden biridir ki sıdıka yı da incelemiştin.güzel bi inceleme yapmış olmanın yanında neresinden giriş yapacağını bilememeni de anlıyorum zira dizi belirttiğin üzere çok uzun ve ailelerin günlük halleri,efsane karakter replikleriyle üzerinde uzunca konuşabilecek bi potansiyel barındırıyor.almancı davut un 'dunkof'u da unutulmazlar arasındadır.(yazılışını bilmediğimden duyduğum haliyle yazdım ama anlaşılmıştır herhal)

Spicoli dedi ki...

Simdi geldi aklima, bir de bu Sabri Bey ile bunun esinin kedi olayi vardi. Kadin Sabriye kedinin babasi muhabbeti yapiyordu. Sabri de uyuz zaten kediye.

shadowboxer dedi ki...

caferin "babacım" diyen papağınının sesi kulağımdan silinene kadar yıllar geçti.. tam silindi derken, hatırladım yeniden :/