3 Kasım 2008 Pazartesi

Efsane Türk Dizileri - Sıdıka


gir içeri, kır dizini dön önüne,
kız sıdıka...
annen görür, baban duyar, dayak yersin,
kız sıdıka...

Atilla Atalay tarafından yaratılan entel ev kızı karakteri Sıdıka, ailesi ve mahalledeki olayların işlendiği dizidir Sıdıka. Dizide Sıdıka güncel olayları takip eden, bu olaylara karşı fikirleri olan fakat ailesi tarafından saçma şekillerde baskıya uğrayan bir kızdır. Sıdıka karakterini de şu sıralara Avrupa Yakası'nda Makbule'yi canlandıran Hasibe Eren canlandırmaktadır. Baba Zekeriya Saka'yı Ali Erkazan, anne Safiye Saka'yı da Füsun Demirel canlandırmaktadır. Dizide güncel olaylarda ele alınır, fakat absürt şekilde. Zaten hikayenin temeli de budur. Evden, kahvehane muhabbetlerinden edinilen sığ bilgilerle güncel hayat yakalanmaya çalışılır.


4 kişilik ailenin 4'ü de ruh hastası diyebileceğimiz tiplerdir. Özellikle evin abisi Samim Saka tarifi kelimelerle mümkünü olmayan bir karakterdir. Sıdıka'ya göre her anlamda yüzeysel biri olmasına rağmen Sıdıka'nın herşeyine karışır fakat Sıdıka tarafından ayarı alınca da bir şekilde üste çıkmaya çalışır. Maço, alemlerden kız kaldırma meraklısı ve fanatik Fenerbahçe'lidir, ama hemen hemen hiçbirini beceremez. Zaten babası tarafından da hiçbir zaman takdir göremez. Baba Zekeriya Saka ise klasik bir devlet memurudur. Son derece baskıcı bir baba izlenimi vermeye çalışır ama her seferinde Sıdıka'nın akıl oyunlarına aklı ermez. Samim ve Zekeriya ikilisi aynı sahnede diyaloga girdikleri zaman saçmalama ve güldürme maximum olabilen bir ikilidir. Anne Safiye Saka ise tüm gününü evde geçiren, komşu oturmalarına giden, Sıdıka'nın hayatını zindan etmeye programlanmış tipik bir genç kız annesidir. Sıdıka'nın her hareketine bir kulp babaya anlatmakla tehdit eder ve Sıdıka'yı sindirmeye çalışır böyle. Şöyle ki;

Sıdıka: "Yeter kız anne! Rahat bırakın insanı, bak canıma kıyıcam bu gidişle."
Safiye: "Canına kıy da, baban gebertsin seni!"

Safiye karakteri tam anlamıyla Sıdıka'yı hayattan soğutmaya programlanmış bir karakterdir. Sürekli tehdit edip korkutmaya çalışmasının yanında Sıdıka'nın entel hallerinden sürekli kendince onu eleştirmektedir. Sıdıka'ya sürekli biz gençken şöyleydik, böyleydik diyerek yaptıklarını, hal ve hareketlerini yadırgamaktadır. Şöyle ki;

Sıdıka: "Evvet girdik işte windows ortamına." Safiye:" Gözü kör olmayasıca, ben senın yasındayken çoktan aile ortamına girmiştim."

Bu karakterlerin dışında Setaret Hala, Samim'in ninja hocası Baturalp ve Sıdıka'ya paltonik şekilde aşk besleyen Kenar da dizinin yan karakterleridir. Kenar karakterini bir dönem Şafak Sezer canlandırmıştır. Kenar sürekli Sıdıka'ya kendini kanıtlamaya çalışan, ona kendini sevdirmek için en absürt hallere bile giren bir karakterdir. Mahallenin delikanlılarındır ama abi Samim Saka'dan korkar. Ninja hocası Baturalp ise dizinin belki de en çılgın karakteridir. Zaten tek öğrencisi bir başka çılgın Samim Saka'dır. Ninjalığı sağda solda duyduğu kadar bilir, televizyonda gördüğü fantastik işleri yapan ninjaları örnek alır, cam yer.

Sıdıka Show Tv'de yayınlandıktan sonra bir dönem yayın hayatına verip daha sonra yeni bölümleri ve bazı yeni oyuncuları ile tekrar yayına başlamıştır. İkinci dönemi ilki kadar beğenilmese de zamanla yine belirli bir kitlesi olmuştur. Dizi bir hayli eski olunca pek çok şeyi hatırlayamadım, aklımda kalanlar bunlar. Unuttuklarımız varsa yorumlarda hatırlamak isteriz.

5 yorum:

ccemalp dedi ki...

Kenar karaketerini bir donem Yasar Kurt da canlandirmisti.

Spicoli dedi ki...

Yalniz cok bogucu bir havasi vardi sanki dizinin setinin falan. bilmem bana mi öyle geliyor. hicbir zaman cok sevemedim diziyi bu sebeple.

feri dedi ki...

favori kenar karakterim şafak sezer dir.dizi de(ikinci kez çekilmeye çalışılmış kısmını saymıyorum)benim için bi kaç efsane yerli diziden biridir.spicoli nin dizinin puslu bi havası olduğuna dair yorumuna katılıyorum ama bence biraz böyle olmalı.çünkü her ne kadar dizi eğlence ve güldürü amaçlı olsa da esasında kenar bi mahallede oturan,yaşadığı çevreye inat kendine hayatta bi yer edinmeye,ailesinin ve tüm akrabalarının ona uygun gördüğü doğ-büyü-belli bi yaştan sonra okulu bırak-evlen-çoluk çocuk sahibi ol-kocana saçını süpürge et(ve de bunu hayatının kalan kısmında kendine yegane amaç olarak belirle)şeklindeki yaşamın bi nebze de olsa dışına çıkmaya çalışan bi kız konu alınıyor.ve her ne kadar dizide abzürblükler gelişen olaylarla eğlenceli bi biçimde anlatılsa da olayın özünde bi eleştiri ve çaresizlik mevcut.ya da en azından böle bi pus havası seziliyorsa ki buna katılıyorum bu belirttiğim nedenlerden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.amma derinlemesine inceledim yahu diziyi her şey bi yana tekrar etmekte fayda var gözümde efsanedir.yine çok gafil avladın beni svetlin

ccemalp dedi ki...

Tamam puslu muslu ama kac Turk dizisinde anne gudumlu terlik esprisi duyabilirsiniz ki? Belki de en buyuk sorunu cok ince dokundurmalarin olmasidir. Sidika dizisi benim nazarimca Atilla Atalay'in yazdiklarini bile asmistir. Hasibe Eren'in bu dizideki muthis oyunculuguna deginmiyorum bile...

Spicoli dedi ki...

Dogrudur, ince göndermeler, güzel espriler muhakkak vardir dizide ki bu kadar insanin sevdigi bir dizi olmus yillar yili. Acikcasi benim biraz da önyargili olmam sebebiyle bir türlü yildizimiz barismadi sidikayla. Dedigim gibi bana özel bir durum bu, sikintili adamim biraz, boguluyorum burada puslu diye tabir ettigimiz mekanlarda.Ondandir ki bir kere oturup bastan sona izlemisligim yok Sidikayi. Izlesem, belki de espriler, mizah anlayisi cok hosuma gidebilirdi. Elestirim yok diziye acikcasi, bana gitmedi dizi, sadece o.