19 Aralık 2008 Cuma

Einstein İçin Yolun Sonu Mu?


Bugünlerde gündemi teşkil eden bir konu da Okan Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Tolga Yarman 'ın Einstein'ın teorisini çürüttüğü iddiası.Henüz kesin bir şey yok fakat yaptığım araştırmalar neticesinde Tolga Yarman öyle tırt bir bilim adamı değil. Yani bazıları gibi dayanaksız iddialar ortaya atmayacağını düşünüyorum. (bkz. Erke Dönergeci)Fakat 100 yılı aşkın süredir geçerliliğini koruyan ve bu dönem şahsen ders olarak aldığım Modern Fizik'in temelini oluşturan bir teoriyi, özellikle Einstein gibi bir ismin teorisini, çürütmek de her baba yiğidin harcı değil.Peki iki teori de ne diyor?Kısaca özetlersek Einstein hiç bir ortamda ışık hızından daha hızlı bir etkileşme oluşamayacağını iddia ediyor.Yani bir cismin hızı sabit ya da hareketli bir cisme göre faklı görecelikler gösterirken ,ışık hızı herkes için aynı değerdedir.Tolga Yarman ise enerji alış verişi içermeyen "bilgi" nin ,örneğin "yer çekimi" ya da "elektriksel etkileşme" bilgisi, ışık hızından daha hızlı yayılabildiğini ve bu teori çerçevesinde yaptığı deneylerde ışık hızından 4 kat hızlı bir manyetik alan oluşumunu gözlemlediklerini iddia ediyor.(bkz NTV) Eğer bu iddia doğruysa bütün Modern Fizik baştan yazılabilir."Olan benim bu dönemki emeklerime olur " diye sığ bir yaklaşımda bulunmak istemiyorum ama insan doğası gereği "önce ben" diye düşünmekten de alıkoyamıyorum kendimi.Bilim Dünyası'nda geniş yankı buldu mu acaba diye Google da yaptığım araştırmalar pek sonuç vermedi maalesef.Bakalım bekleyip göreceğiz.(Deneyle ilgili ayrıntılı bilgi için Buraya )(Tolga Yarman 'ın hoş bir yazısını okumak için Buraya)(İzafiyet teorisinin resmedilerek yorumlanmış hali için Buraya)

2 yorum:

Spicoli dedi ki...

Bunlarin yapilmaya calisilmasi bile basli basina güzel gelismeler diye düsünüyorum. Sonucta bilimin belki de en temel diregi sorgulama boyutu.

Olcay dedi ki...

olay gerçek midir yoksa 2. bir erke vakası mıdır bilmiyorum, fizikçi değilim; ama şunu biliyorum ki ortada bir çeşit gaza gelme durumu söz konusu. bilimsel bir teori (veya hipotez neyin) bilimsel bir dergide makale olarak yayınlanmadığı sürece akademik bir değeri yoktur. insanın (en azından teoriyi azıcık anlayabilmiş olanların) evrene bakışını değiştirmiş bir teori, bir basın toplantısıyla çürütülecek olsaydı sanırım zaten pek de güçlü olmayan bir teori olurdu. yani bunun öyle kameraların karşısına çıkarak "genel görelilik'i çürüttük kardeşim hadi dağılın" diyerek değil de öncelikle bir makale olarak falan yayınlanması gerekirdi bilimsel bir çalışma değeri olması adına.

peki madem böyle bir yol tercih edildi; bu işi yapanların amacı nedir? sözlükte bir yorum okudum ve ben de benzer şekilde düşünüyorum; bunun henüz makale haline gelememiş bir fikir olarak gaza gelinerek yapılmış bir açıklama veya reklamdan başka fazla açıklaması olabileceğini sanmıyorum. gaza gelme söz konusuysa yine bir derece iyi; ama yaşlı başlı adamların halen daha çocukça denebilecek şeyler yaptığını gösterir. eğer 2.siyse mevzubahis durum, ki bu daha kötü, olayın derininde başka şeylerin olduğunu gösterir.

amacın reklam olduğu düşüncesini biraz daha deşersek; neyin reklamının peşinde olunabilir? bildiğim kadarıyla tolga yarman geçtiğimiz seçimlerde chp'den genel başkanlığa aday olmuştu. (kaç oy aldığını hatırlamıyorum, hatta çekilmiş bile olabilir, deniz baykal kendi bırakmadığı sürece o delegelerle chp'nin başına başka birisi gelemez) şu an chp'deki mevkisi (veya chp'den kovulmuş bile olabilir) nedir bilmiyorum ama yerel seçimlerin yakın olduğunu göz önünde bulundurursak olay bununla alakalı olabilir. olayın politikayla alakası olmayabilir de, bu durumda karşımıza 2 seçenek çıkıyor: 1. kariyer kaygısı, 2. üniversite reklamı. devlet üniversitelerinde bile akademisyenler sessiz bir savaş içindeyken özel üniversitelerde bu durumun çok daha acımasız olabileceğini tahmin etmek zor değil. (hatta bu konuda ünal nalbantoğlu'nun ersatz yuppie akademisyen diye şahane bir sosyal tip tanımlaması var, akademisyenlerin çoğu bu tipten benim gördüğüm kadarıyla) 2. olasılık ise.. eh.. pek açıklamaya gerek yok.

bu arada geçen sene de buna benzer bir haber ortalıkta dolanmış, yine aynı şekilde basın toplantısıyla yine genel görelilik'in çürütüldüğü söylenmişti aynı ekip tarafından. ve yine ortalıkta makale falan yoktu. halen yok.

umarım gerçekten ortada araştırma namına bir şeyler vardır ve bunların sonuçları makale olarak yayınlanır ve aynı coğrafyayı paylaştığımız bir insanın bilim tarihine adını kazıdığını görürürüz.

ksilofon